Hakkımızda

                                                                                   MANİSA VE MESİR
16. yüzyıl Osmanlı imparatorluğunun 3 kıta da hüküm sürdüğü bir dönemdi. Tüm dünyada dengelerin ekseni İstanbul’du. Dünya padişahları bir çeşit staj denilebilecek şehzadelik dönemlerini Manisa’da geçiriyor, Padişah aileleri huzurlu ve sakin bir kent olan Manisa’yı tercih ediyordu.
Yıl 1539 u gösterdiğinde Yavuz Sultan selim büyük seferlerinden birisi için İstanbul dışında iken eşi Hafsa sultan da Manisa’da bulunuyordu.    Bir süredir rahatsız olan Hafsa sultanın hastalığı ilerleyince devrin hekimleri sultan için seferber edildi. Ancak sultan bir türlü iyileşemiyordu. Sonunda konu Merkez Muslihiddin Efendi ye kadar ulaştı. Merkez efendi Medresede baş müderris olan ve tıp ilminde uzman değerli bir hekimdi. Hastayı dinledi, muayene etti ve bir takım bitki ve baharat isimleri yazılı olan bir listeyi görevlilere verdi. Getirilen baharatları belli oranlarda karıştırıp şekerle tatlandırıp bir macun hazırladı. Bu macundan yiyen sultan kısa sürede iyileşti. Eskisinden daha sağlıklı ve zinde olduğunu fark eden sultan Merkez efendiye “bu macundan bol miktarda yapalım ve halka dağıtalım, böyle bir şifa deposundan   herkes faydalansın”  diye buyurdu. Bunun üzerine kazanlar kuruldu ocaklar yakıldı ve tonlarca macun hazırlandı. Hazırlıkları ve olayı duyan halk Sultan camiinin önünde toplandı. Kalabalığa tek tek dağıtımın zor olacağını fark eden görevliler küçük kağıtlara sarılan macunu halka saçmaya başladılar. 1539 nevruza denk gelen bu olay tüm ülkede duyuldu. Ve sonraki yıllarda daha büyük kalabalıklara daha büyük kazanlarla macun hazırlanmaya başlandı. Sultan meydanına gelemeyecek kadar yaşlı ve hasta olanların evlerine kadar gidildi ve macundan yararlanmaları sağlandı. Yüzyıllarca süren bu gelenek Manisa’nın işgal edildiği birkaç yıl dışında hiç aksatılmadan günümüze kadar gelmiştir.
Detoks kelimesinin bilinmediği Afrodizyak ın duyulmadığı yıllarda merkez efendinin hazırladığı ve şimdiki uydurma karışımlardan oldukça farklı olan bu macun yüzyıllardan bu güne kullananların referans   verdiği mucizevi bir kombinasyondur.
                                                                                   MACCUN'UN DOĞUŞU
Maccun'un doğuşu...
Firma 1981 yılında Şehzade Kuruyemiş adıyla Manisa'da kuruldu. Küçük bir işletme olarak faaliyete başlayan firma kuruyemiş imalatı ve satışı konusunda kısa zamanda kendisini gösterdi. Kaliteli ürün ve istikrarlı satış sistemiyle Manisa'nın en sevilen ve aranan markası oldu. 1993 yılında 2. şubesi Manisa'nın Meşhur Beyazfil binasının karşısında açılmıştır.
2001 yılında 4. perakende mağazasını açan firma daha sonraki yıllarda Manisa'nın simgesi olan Mesir macununun en doğru formül ve en güzel tadla üretimi konusuna ağırlık verdi. Uzun ve yorucu çalışmaların ardından 2007 yılında mesir macunu formülüyle hazırlanmış olan ilk ürün olarak “Mesir lokumu” daha sonra “Mesir şekeri” ve her kesimden büyük beğeni alan “mesir çayı” nı  tüketiciye sundu. Daha sonra mesir macununun tek kullanımlık küçük kavanozu ve klasik büyük kavanozu piyasaya çıktı.
Mesir macunlu ürünlerinde Maccun  tescilli markasını kullanan firma ürün çeşitliliği ve tüketiciden gelen talepleri de göz önüne alarak arttırmayı planlamakta. Maccun ürünleri kolay tüketilebilmesi, tadının hafif ve kışkırtıcı farklılıkta olması nedeniyle genç yaşlı herkesin tercihi durumuna geldi.

Etiketler

mesirmacunu mesir maccun 41çeşit macun şifa

Fotoğraflar

Görüşler (3)

SUAT PELİT

Çok temiz ve hijyenik bir üretim tesisi

3 yıl önce

Olcay Korkut

Mesir denince akla gelen ilk yer

4 yıl önce

ابو حسني خراط

6 yıl önce

Yorum Ekle